Depremlerin Büyüklüğü ve Şiddeti

Depremlerin büyüklüğünün ölçülmesi için iki türlü sayısallaştırma yöntemi geliştirilmiştir. Depremlerin yer kabuğunda oluşturduğu hareketin büyüklüğünün ölçülmesi ya da depremin yapılar üzerindeki etkisinin ölçülmesi ile geliştirilen bu yöntemlerden ilki sadece deprem hareketinin kendisi ölçülerek, ikincisi ise depremin yeryüzü/yapılar üzerindeki etkisi ölçülerek gerçekleştirilir. Bu ölçeklerden ilki magnitüd/büyüklük olarak adlandırılırken ikincisi ise şiddet olarak adlandırılır. Magnitüd deprem oluşumu sırasında ortaya çıkan enerjinin ölçüsü iken şiddet depremin yeryüzündeki/yapılar etkilerinin bir ölçüsü olarak tanımlanabilir.

Depremlerin sayısallaştırılabilmesi amacıyla öncelikle yer hareketinin kayıt altına alınması gerekmektedir. Depremler sismograf/sismometre aygıtları ile kayıt altına alınabilirler ve ancak böylelikle depremlerin oluşturduğu yer kareketi/dalgalar kayıt altına alınabilir. Kayıt altına alınan bu veriler kullanılarak depremlerin magnitüsü/büyüklüğü hakkında bilgi sahibi olunabilir ve farklı temeli bu kayıtların ölçeklendirilmesine dayalı olan sayısallaştırma işlemi gerçekleştirilebilir.

 

Şekil. İlk Sismograf (en solda), Güncel Sismograflardan Bazıları (Ortada ve sağda)

 

Şekil 2. Sismometre/Sismograf İstasyonu İç ve Dış Görünümü, AFAD

 

Yer hareketlerini kayıt altına alan aletlere sismograf/sismometre adı verilir. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde çok yüksek duyarlılığa sahip sismograflar geliştirilmiş olup, ülke sathına yayılan bir ağ sayesinde bir depremin birçok kaydı elde edilebilmektedir. Şekil 3’te de görülebileceği üzere, Türkiye, depremlerin yoğun olduğu bölgelerde daha sık olmak üzere, yaygın bir ivmeölçer ağına sahiptir.